Pages

24 Şubat 2012 Cuma

Bir Mezun Adayının Paylaşımları- #1

      Uzun zamandır yazamıyorum. Konuya direkt girdim , çünkü gerçekten zorlanıyorum. Neden yazamadığım hakkında bir kaç teori yürüttüysem de gerçek sebebini hala keşfedebilmiş değilim. Aynı zamanda bu aralar okuyamıyorum da... Bir kitaba heyecanlı heyecanlı başlayıp yarım bırakıyorum- ki bir kitabı yarım bırakmaktan nefret ederim. Şu aralar düzgünce yapabildiğim tek şey film izlemek , e bu da bir şeydir, en azından bir şekilde oyalanabiliyorum.
       Çok sabırsızım, sanırım sebep bu. Hiç bir şeye adam gibi odaklanamıyorum, kendimi veremiyorum. Eskiden okurdum, okumaktan uykusuz geceler geçirirdim. Sırf bir kitabı bitirebilmek için dersleri kaçırdığım olurdu, o derece bağımlıydım yani. Bu bağımlılık hala sürüyor aslında... Kütüphaneden kitaplar ödünç alıyorum devamlı, onları kokluyorum mesela ... Sayfalarını özenle çeviriyorum, ISBN numarasına kadar bakıyorum. Ama başlayıp devamını getiremiyorum. Bir çok insan anlamayabilir ama bu beni gerçekten çok üzüyor.
     Yazmak istiyorum bir de... Delicesine istiyorum. İçime attıklarımı, hayalini kurduklarımı, arzuladıklarımı, üzüldüklerimi, sevindiklerimi, kısaca hayatımı etkileyenleri, düşüncelerimi şekillendirenleri yazıya dökmek istiyorum. Ama yapamıyorum. Resmen kilitlendim. Üretken hiç bir faaliyette bulunmuyorum, tersine sürekli tüketiyorum bir şeyleri... Duygularımı, hayallerimi, düşüncelerimi tabakta kalan yemekler gibi çöpe fırlatıyorum. İçim burkuluyor ama elimden diğer türlüsü gelmiyor şu ara. Aslında bu boşvermişliğime de ayrı sinirleniyorum. Pes etme diyorum, olur arada diyorum, kafanda bir sürü düşünce ve endişe var diyorum ama ileri doğru bir hamlede de bulunmuyorum.
     Bütün bunların en büyük sebebi kaygı aslında bence. Zaman geçiyor, ben olduğum yerde duruyorum- hatta belki de geriliyorum. Devamlı aklımda sorular var : Okul bitince ne olacak? Şimdi yetişkin mi oluyorum yani ? Sorumluluklarla nasıl başa çıkacağım? Akademisyen olmak istiyorum ama çok sorumsuz ve disiplinsizim, nasıl başaracağım? Benden başarılı bir sürü insan var, benim özelliğim ne ki ? Acaba vaz mı geçsem ? Bir şirkette çalışırım? Ama yok o da olmaz , bana gelmez rutin işler !?! Şirketler de mum yakmış beni bekliyorlar zaten ... Ya hayallerim ne olacak? Yurtdışında master, doktora ? Off işte bunlar ve bunlar gibi yüzlerce soru ve düşünce kemirip duruyor beynimi.
      Sanırım mezun olmak üzere olan her Türk gencinin yaşadığı şeyleri yaşıyorum şu ara. Geleceğim hiç olmadığı kadar karanlık görünüyor gözüme. Umudum sıfıra yakın ve bu umutsuzluk benim gerilememe sebep oluyor. Aslında endişelenmek de yararlı bir noktada. İnsan endişelenince düşünüyor en azından . Araştırma yapıyorum hangi okullar olur, nasıl olur, hangi alanda devam etsem vs.
     Bütün bu akademik kaygıların yanında sosyal kaygılar da var tabii. Üniversite bitiyor! Üniversite insana bir çok özgürlük sağlıyor. Mesela aslında bakıldığında çoğu kişi için sorumluluklar asgari seviyede. Bizden beklenen şey ders çalışmak, çok okumak , kendimizi geliştirmek vs.  Bunları halledince istediğin kadar gez , eğlen. Yaz tatili diye bir kavram var bir kere! Gez, dolaş, ye, iç, istersen çalış... Ama üniversite bitince bunlar da sona eriyor gibi geliyor bana.  Üniversite sonrası karanlık benim için, çünkü bu zamana kadar adam gibi oturup düşünmedim üniversite sonrası için. Notlarım iyiydi, kendimi geliştirmeye çalıştım, erasmusa gittim yeni insanlar ve kültürler keşfettim, yabancı bir ülkede tek başıma ayaklarımın üstünde durmayı öğrendim vs. Ama geleceği çok da sorgulamadım. Ve şimdi tüm o sorgulamadıklarım, aniden başıma üşüştü .
     Şu yaklaşık 6 aylık süreçte tüm bu kaygılarımdan kurtulmak için kendimi eğlenceye verdim :) Endişelerimle yüzleşmekten çok , onlardan kaçmaya çalıştım da diyebiliriz. Ama bu bir çözüm değil ne yazık ki . Başımı yastığa koyduğumda saatler geçiyor uyuyabilmem için. Ben de bu sebepten dolayı artık kaçmamaya karar verdim. Bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım. Master için hazırlanacağım. Ales çok yakın ama onun için de elimden geleni yapacağım. Yüzleşmek lazım bir an önce sorunlarla, endişelerle. Ertelemek daha da yıpratıyor insanı.
 
    Umarım sabrederek ve azmederek şu mezun adayı sendromunu hayırlısıyla kazasız belasız atlatabilirim . Ve umarım buraya yeni yazılar da yazarım yakın zamanda , özlemişim canım blogumu :)

2 yorum:

Cecunn dedi ki...

Yazıklarının hepsini sanki bi roman okur gibi içtenlikle ve sonunu merak ederek okudum:) inan ki yazdıklarının her kelimesinde içten var, bu çok güzel. Hemen hemen tüm düşüncelerine katıldığımı da söylemek isterim. ayrıca şu sözünü çok beğendim "Yazmak istiyorum bir de... Delicesine istiyorum. İçime attıklarımı, hayalini kurduklarımı, arzuladıklarımı, üzüldüklerimi, sevindiklerimi, kısaca hayatımı etkileyenleri, düşüncelerimi şekillendirenleri yazıya dökmek istiyorum." Blog a yeni başlamış birisi olarak beni nasıl isteklendirdiğini bilemezsin. Aklımdan geçenlerin aynısını bi başkasının yazdığını görmek ve başka düşüncelerimi kaygılarımı tanımadığım ama bi yazısıyla kalbime girebilmiş birisinde görmek yalnız olmadığımı gösterdi bana. Umarım sen de benim bu yorumumun tamamını okursun:) Seni tanımak güzeldi:)

B. dedi ki...

Çok çok teşekkür ederim:) senin yorumun da çok içten gerçekten :) sen de beni motive ettin, son zamanlarda yazamadığımı düşündüğümden yazmıyordum, en azından hala okunabilir şeyler yazabiliyormuşum :)

Yorum Gönder