Pages

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Otobüs Cinayeti !!!....


Hepimizin yaşadığımız apartmanda,sitede,mahallede vs. ,varlıklarından haberdar olduğumuz fakat görmezden geldiğimiz ya da merak etmediğimiz komşularımız mutlaka vardır. Bazen seslerini duyarız neşeli,sinirli yahut üzgün, bazense karşılaşırız onlarla fakat görmeyiz ya da görmezden geliriz. Onların hayatlarını hiç merak etmeyiz bile belki;nelerle uğraşırlar,nelerden hoşlanırlar, yaşamlarını neler etkilemiştir ? Zaten normal olan da budur günümüz koşullarında , herkes yorgun ,bitap düşmüş günün koşturmacalarından kim bu hayalet komşularla ilgilensin ki?

Görmezlikten geldiğimiz bu hayalet komşularımız genelde topluma ayak uyduramayanlardır.Onları ,istemeden de olsa, toplumun bize dikte ettiği biçimde engelleriz beynimizde, algıda seçicilik diye bir kavram vardır ya, biz de algılarımız kapatırız onlar giremesinler diye. Dışlanırlar genelde fena halde; çoğumuz evlerimize davet etmeyiz onları komşu toplantıları yapıldığında ya da yolda selam vermek bile zor gelir bizlere . Varlıklarını kabullenmişizdir fakat ilgilenmeyiz onlarla, yaşantılarıyla…
Belki sürekli alkol alması sebebiyle sarhoş gezmekte ve sürekli gürültü yapıp apartman komşularını ve hatta mahalledeki diğer insanları rahatsız etmektedir hayalet komşu.Bu durumda hemen yaftayı yapıştırıveririz : ” Aaa pis ayyaş”, “O adamdan/kadından ne insan olur ne komşu”,”Ahlaksız”, “Terbiyesizin yaptığı gürültüye bak , atalım bunu apartmandan imza toplayıp” vs vs… Genelde biz yaftamızı yapıştırmadan önce bir durup düşünmeyiz “Yahu bu adamın/kadının başına ne geldi ki bu hallere düştü” ya da ” Belki ağır problemleri vardır, yazıktır” diyemeyiz. Bunları düşünecek vaktimiz de yoktur zaten, “Aman halimize şükredelim , şu herif gibi değiliz” deriz geçeriz.

Sonra bir gün duyarız ki o hayalet komşu ölmüş. Bir an bir şok yaşanır tabii ,sonra “Aaa nasıl ,nerede?”, “Aaa neden ki,ne olmuş ki?” gibi sorular sıralanır.Tek başımıza kaldığımızdaysa aklımıza düşer belki ” Acaba nasıl bir hayat yaşadı?”, “Problemleri vardı kesin yazık herkes de ezdi zavallıyı bunca zaman” … O artık yok olduğunda düşünmeye başlarız böyle şeyleri…

Bizim ,aynen anlattığım gibi bir hayalet komşumuz vardı karşı apartmanda, sürekli gürültü yapar, gecenin bir yarısı “gooool” diye bağırır, bakkal amcaya sepeti uzatırken saatin kaç olduğuna bakmaksızın sesinin tüm gücünü kullanırdı. Hazzetmezdik. Hiç hem de.Biz de haklıydık tabii , kulaklarımız tecavüze uğruyordu gecenin bir yarısı napalım… Ben merak ederdim gene de “Nasıl bir tip?” diye…Bir de sürekli maç izlemesi ilgimi çekerdi, nerden bulurdu bu kadar maçı bu adam?.. .Sabah ,öğle , akşam demeden maç izleyip çığlıklar atardı. Derken işte ,öldüğünü öğrendim. Tabii fena halde meraklandım, sordum anneme neden diye ve aldığım cevap tüylerimi diken diken etti! Hayalet komşumuz sarhoş olduğu gerekçesiyle haraket halindeki bir otobüsten dışarı atılmış ve fena halde yaralanmış, hastaneye kaldırıldıktan bir süre sonra da ölmüş. Üzüldüm, çok üzüldüm. İlk defa o hayalet adama karşı bir şeyler hissettim.

Haketmiyordu, ne olursa olsun ,hiç kimse haketmiyor böyle bir ölümü! Cinayet bu , düpedüz cinayet!! Adam birini taciz bile etmiş olsa ki etmemiş ,hareket halindeki otobüsten atarken amacın ne kardeşim, öldürmekse evet ulaştın amacına katilsin artık.Delirdim duyunca resmen delirdim! Bu insanların beyni yok mu ? Tamam atma demiyorum otobüsten , rahatsızlık veriyorsa tabii ki atabilirsin fakat otobüs durur öyle atılır değil mi? Yok şok oldum ve üzüldüm , bu adamın haklarını koruyacak kimi kimsesi yoktu belli ki…Ölümle sonuçlanan bu olay herhangi bir gazetenin , en ufak bir köşesine bile çıkmadı tabii ve bu cinayette da sessiz sedasız derinlere gömüldü…

0 yorum:

Yorum Gönder